Makalenin temel iddiası, temsiliyet sezgiselliğinin ceza muhakemesinde yalnızca psikolojik bir ayrıntı değil, aynı zamanda masumiyet karinesini aşındıran, prematüre kanaati besleyen ve savunmanın etkisini azaltan yapısal bir risk olduğudur. Özellikle dosya merkezli yargılama pratiği, yoğun iş yükü, zaman baskısı ve karar vericilerin geçmiş deneyimlerinden ürettikleri tipik olay şemaları, bu sezgiselliği güçlendirmektedir. Bu nedenle sorun sadece bireysel bir algı hatası olarak değil, yargısal kararın oluşum sürecini etkileyen daha geniş bir zihinsel çerçeve problemi olarak ele alınmalıdır. |
20.04.2026 |
1 2 3 4 5 6 ![]() |