Bu makalede, ceza muhakemesinde tanığın dinlenmesi süreci hibrit kopuş savunması perspektifinden analiz edilmektedir. CMK’nın 52, 58, 59, 192 ve 201. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, tanık beyanının doğrudanlık, bağımsızlık ve denetlenebilirlik ilkeleri üzerine kurulduğu görülmektedir. Ancak uygulamada bu yapı, hâkim merkezli duruşma pratiği, tanık anlatısının kesilmesi, doğrudan soru hakkının sınırlandırılması ve normatif belirsizlikler nedeniyle önemli ölçüde dönüşmektedir. Tanık beyanı, çoğu zaman etkin bir sorguya tabi tutulmadan kanaat üretim sürecinin bir parçası haline gelmektedir. Makalede bu dönüşüm analiz edilmekte, Anglo-Amerikan sistemi ile karşılaştırma yapılmakta ve hibrit kopuş savunmasının geliştirdiği stratejik müdahale teknikleri ile “dürüst sorgu ilkesi” önerilmektedir. |