• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Neslihan Kayhan ve Fahrettin Kayhan Avukatlık Bürosu

BİZİM CEZA MUHAKEMESİ SİSTEMİMİZ
BİZİM CEZA MUHAKEMESİ SİSTEMİMİZ
 
Avukat Murat YILMAZ,  tweeter hesabından Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem’den naklen şu paylaşımı yapmış:

“İddia tanığı,” “savunma tanığı” diye bir ayırım, bizim ceza muhakemesi sistemimizde mevcut değildir. Bir tarafınızdan uydurmayın. Tanık, kim tarafından ve hangi aşamada davet Edildiğinden bağımsız olarak gerçeğe uygun ifade vermek zorundadır. – (Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem” (14 Şubat 2019 Av.Murat YILMAZ, Tweeter paylaşımı)

Bu paragrafta yer alan, her cümle,  hatta her kelime ve ibare, üzerinde uzun uzun düşünülmeyi ve konuşulmayı hak ediyor.  Kanımca, bu paragrafın, anahtar kavramı “bizim ceza muhakemesi sistemimiz”  ibaresidir. İbarede geçen “bizim” iyelik zamiri, diğer tüm sistemlerden farklı, kendine özgü  ve bizim iyeliğimizde ve özgün  bir sistemin varlığını gösteriyor.  

“Ceza muhakemesi sistemimiz” tabirinden ise dünyada birden fazla sistem olduğunu ve bunlardan birinin de “bizim ceza muhakemesi sistemimiz” olduğunu anlıyoruz.  Eğer “bizim ceza muhakemesi sisteminin” ne olduğunu, temel özelliklerini sökebilirsek, cümlenin geri kalanını çorap söküğü gibi anlayabileceğiz. Çünkü bu ibare, deyim yerindeyse, ceza muhakemesinin ideolojisini teşkil ediyor.

Masamızın üzerindeki ceza muhakemesi hukuku kitaplarından ilkini açıp içindekiler kısmını hızla tarayarak konuyla ilgili bir başlık arıyorum.  Kitabın  97-98. Sayfalarında   “ceza muhakemesi sistemleri” başlığı altında 7 paragrafla dünya üzerinde uygulanan  sistemlerle ilgili kısa bir açıklama buluyorum.  Buradaki açıklamalardan dünya üzerinde temel olarak “itham sistemi” ve “engizisyon (tahkik) sistemi” olmak üzere iki sistem olduğunu, engizisyon (tahkik) sisteminin aydınlanma çağının etkisiyle "iddia sistemi"ne dönüştüğünü, bugün ise yaşanan gelişmelerle  “işbirliği sistemine” ulaşıldığını öğreniyoruz. Bu  sistemlerin temel özelliklerine ve tarihsel gelişimine de bu bölümde kısaca değiniliyor. Ancak bu bölümde “bizim ceza muhakemesi sisteminin” ne olduğuna dair bir açıklama ye almıyor ( Centel/Zafer: 2005). Masamızdaki diğer üç ders kitabı da bizeçok fazla  yardımcı olamıyor.

Masamızdaki Burcu Demren Dönmez’in  “Ceza Muhakemesi Hukukunda Çapraz Sorgu” adlı kitabınının 75 ve 83. Sayfaları arasında konuyu biraz daha ayrıntılı ele aldığını görüyoruz.  Esasen itham sistemi, tahkik sitemi ve karma sistem olarak üç sistem olduğunu; bu sistemlerle bağlantılı olarak taraf muhakemesi ve makam muhakemesi olmak üzere iki  temel sistemin bulunduğunu öğreniyoruz. Dönmez, açıkça Türk ceza muhakemesinde karma sistem ve makam muhakemesi sisteminin “uygulandığını”, soruşturma evresinin ise “tahkik sistemi”nin özelliklerini taşıdığını belirmektedir.  Dönmez,  bu tezini  CUMK ve CMK’daki bazı yazılı kuralları ve bu kurallardaki tarihsel gelişimi anlatarak destekliyor.  Ceza Muhakemesi hukukunun yazılı kaynaklarıyla yetinerek bu yargıya varıyor. Bu yaklaşım, bahçede otlanan  atın kaç dişi olduğunu bahçeye çıkıp atın dişlerini sayarak saptamak  yerine, kütüphanedeki konuyla ilgili bir kitaba bakıp tespit etmeye benziziyor. 

Dönmez, hukukumuzda karma sistem ve makam muhakemesi sisteminin uygulandığını, ceza muhakemesi Kanunu inceleyerek söylüyor. Bu çıkarımın, ardında “ceza muhakamesi kanunu tam ve doğru olarak uygulanıyor” kabulü var.  Eğer ceza muhakemesi kanunu, kanunda yazılı olduğu ve “öğrencilere okutulan” masamdaki ceza muhakemesi kitaplarında yazılı şekilde uygulanıyorsa Dönmaz’in bize ait olmasa da “muhakeme sistemimizin” karma sistem ve makam muhakeme sistemi olduğuna ikna olup, derin bir nefes alacağız.

Dönmezin çıkarımının arkasında yatan  “ceza muhakemesi kanunu tam ve doğru uygulanıyor”  önermesi/kabulü doğru değil ise veya doğru olmama ihtimali varsa ve şayet bilim yapma gibi bir kaygımız da varsa o zaman saha çalışması içeren bir  “sosyolojik araştırma”  tasarlamamız gerekir. Araştırmamıza “Türk Hukukunda Ceza Muhakeme Normlarının Efikasitesi ve Efektivitesi Açısından Ceza Muhakemesi Sistemimiz ”  gibi havalı bir ismi de, Prof. Dr. Erdem hocamızın  ifadesiyle,   “bir tarafımızdan uydurabiliriz”.  

Araştırma projemizde itham sistemi, tahkik sistemi ve karma sistemin özelliklerinden yola çıkarak “nicel ve nitel ölçütler” belirleyip, sahada topladığımız verilerle bilimsel olarak “bizim muhakeme sistemimizin” ne olduğunu gerçeğe en yakın bir şekilde  belirleyebiliriz.

Uygulamada edindiğimiz tecrübe, gözlemlerden yola çıkarak bizim ceza muhakemesi sistemimizin  “Devlet muvazaasına dayalı tahkik sistemi” olarak adlandırabileceğimiz nev’i şahsına münhasır bir sistem olduğunu öznel ve tartışmaya açık bir görüş olarak söyleyebilirim.   Görünüşteki sistem, işbirliği (karma) sistemi; görünüşteki sistemin arkasında gizlenen gerçek sistem tahkik sistemidir. 

Gerisini geleceğin hukuk sosyologlarına bırakalım.
 
 
 
  
358 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret27805